باب: الجهر
بالقراءة
صلاة الفجر.
105. Sabah Namazında Kıraatin Açıktan Olması
-وقالت
أم سلمة: طفت
وراء الناس،
والنبي صلى الله
عليه وسلم
يصلي، ويقرأ
بالطور.
Ümmü Seleme şöyle demiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi
ve Sellem namaz kıldırırken cemaatin arkasına durmuştum. O sırada et-Tûr
sûresini okuyordu:"
حدثنا
مسدد قال:
حدثنا أبو
عوانة، عن أبي
بشر، عن سعيد
بن جبير، عن
ابن عباس رضي
الله عنهما قال:
انطلق
النبي صلى
الله عليه
وسلم في طائفة
من أصحابه،
عامدين إلى
سوق عكاظ، وقد
حيل بين
الشياطين
وبين خبر
السماء،
وأرسلت عليهم
الشهب، فرجعت
الشياطين إلى
قومهم،
فقالوا: ما
لكم ؟ فقالوا:
حيل بيننا بين
خبر السماء،
وأرسلت علينا
الشهب، قالوا
ما حال بينكم
وبين خبر السماء
إلا شيء حدث،
فاضربوا
مشارق الأرض
ومغاربها،
فانظروا ما
هذا الذي حال
بينكم وبين
خبر السماء،
فانصرف أولئك
الذين توجهوا
نحو تهامة، إلى
النبي صلى
الله عليه
وسلم وهو
بنخلة، عامدين
إلى سوق عكاظ،
وهو يصلي
بأصحابه صلاة
الفجر، فلما
سمعوا القرآن
استمعوا له،
فقالوا: هذا
والله الذي
حال بينكم
وبين خبر
السماء، فهنالك
حين رجعوا إلى
قومهم،
فقالوا: يا
قومنا: {إنا
سمعنا قرآنا
عجبا. يهدي
إلى الرشد
فآمنا به ولن
نشرك بربنا
أحدا}.
فأنزل
الله على نبيه
صلى الله عليه
وسلم: {قل أوحي
إلي} وإنما
أوحي إليه قول
الجن.
[-773-] İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: "Resûlullah Sallallahu
Aleyhi ve Sellem ashabından bir kısmı ile birlikte Ukaz çarşısına doğru yola
çıkmıştı. O sırada cinlerin gök'ten haber almaları engellenmiş ve yakıcı - ateş
saçan yıldızlarla kovalanmışlardı. Bunun üzerine cinler kendi arkadaşlarının
yanına dönmek zorunda kalmışlardı. Arkadaşları onlara: 'Ne oldu size, ne bu
haliniz?' diye sorunca onlar; Gök'ten haber almamız engellendi ve yakıcı -ateş
saçan yıldızlarla kovalandık, dediler. Diğer cinler şöyle dediler; 'Sizin
gökten haber almanızı engelleyen çok önemli bir olay meydana gelmiş olmalı
öyleyse... Derhal yeryüzünün doğusunu ve batısını didik didik tarayın ve sizin
gökten haber almanızı engelleyen neymiş araştırın!' Tihâme tarafına giden
cinler en-Nah!e denen bölgeye geldiklerinde Ukâz'a doğru gitmek üzere yola
çıkan Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabına sabah namazını
kıldırdığını gördüler. Namazda Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in
okuduğu Kur'an'ı işitince; Allah'a yemin olsun ki, sizin gökten haber almamızı
engelleyen budur' dediler. Sonra arkadaşlarının yanına dönüp şöyle dediler; 'Ey
kavmimiz' 'Gerçekten biz, doğru yola ileten harikulade güzel bir Kur'an
dinledik de ona iman ettik. Artık kimseyi Rabbimize asla ortak koşmayacağız.
[[Cin, 1-2]] Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk Resûlullah'a 'Resulüm de ki; cinlerden
bir topluluğun benim okuduğum Kur'an'ı dinleyip de şöyle söyledikleri bana
vahyolundu.[[Cin, 1-2]] âyetlerini vahyetti. Cenâb-ı Hakk'ın Resûlü'ne
vahyettiğı cinlerin işte bu sözü idi.
Tekrar: 4921.
حدثنا
مسدد قال:
حدثنا اسماعيل
قال: حدثنا
ايوب، عن
عكرمة، عن ابن
عباس قال: قرأ
النبي صلى
الله عليه
وسلم فيما
أمر، وسكت فيما
أمر. {وماكان
ربك نسيا}. {لقد
كان لكم في
رسول الله
أسوة حسنة}.
[-774-] İbn Abbas (radiyallahu anh) şöyle demiştir: "Resûlullah
Sallallahu Aleyhi ve Sellem kendisine hangi namazlarda (açıktan) okuması
emredilmişse o namazlarda (açıktan) okumuş, içinden okuması emredilen
namazlarda da İçinden okumuştur. 'Senin Rabbin asla unutkan değildir [Meryem,
64] 'Andolsun ki, Resûlullahta sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı
umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için güzel bir örnek vardır.[Ahzâb, 21]